Haber

Brezilya’da bir umut kenti: Marica


Yücel ÖZDEMİR

Brezilya, dünyada pandemiden en fazla etkilenen ülkelerden biri olurken, sağcı-faşist Devlet Başkanı Jair Bolsonaro, önlem alma yerine sürekli pandemiyi yok saymaya çalıştı. Bunun için de halka faturası ağır oldu. Son verilere göre Brezilya ABD’den sonra en fazla inanın koronavirüsten öldüğü ülke olma özelliği taşıyor. Toplam vaka sayısı 15 milyon 820 bine, ölen insan sayısı da 442 bine yaklaştı. Ülkede işsizlik ve yoksulluk had safhada.

Bu emekçiler açısından bu denli vahim olduğu Latin Amerika’nın en büyük ülkesinde, 160 bin nüfuslu bir şehir olan Marica’da son birkaç yıldır ülke genelinde yaşananların aksine umuda dair bazı küçük gelişmeler yaşanıyor. Bu nedenle başkent Rio de Janerio’dan 60 kilometre batıya doğru, Atlantik Okyanusu kıyısındaki Marica son birkaç haftadır dünya basınında da dikkat çeken bir kent oldu. Nisan ayı ortasında Alman birinci televizyon kanalı ARD’de “Weltspiegel” programında ekrana getirilen Marica’daki yaşamı, bu hafta Der Spiegel dergisi sayfalarına taşıdı. Kente giden Derginin Muhabiri Jens Glusin ve Fotoğrafçı Kristin Berthge, sosyal demokrat İşçi Partisinin belediye seçimlerini yüzde 88’le kazandığı kentte halkın yaşamının sosyal belediyecilik deneyinde nasıl da değiştiğini somut olarak anlatıyorlar.

Açıktan Küba’daki sosyalist yerel yönetimin örnek alındığı Marica’da 30 otobüslü toplu taşıma sistemi ve belediye tarafından kent merkezine konulan bisikletler halk tarafından ücretsiz kullanılıyor. Şehir içi toplu taşına daha önce sağladığı rant nedeniyle mafya gruplarının kontrolünde olduğu için pek çok sorun yaşanmış. Belediyenin el değiştirmesiyle mafya gruplarından alınan toplu taşıma bugün, ücretsiz olarak kent halkının hizmetinde. Yine belediye tarafından yeni sinemaya girişler de ücretsiz.

HERKESE TEMEL GELİR PARASI

Tam 12 yıldır İşçi Partisinin yönetiminde olan Marica’da, İşçi Partisi merkezi hükümeti kaybetmesine rağmen halkın desteği yüksek. Der Spiegel’in yazdığına göre ülke genelindeki seçimlerde sağcı-faşist Bolsonaro’ya oy verenlerin çoğu şimdi Marica’da İşçi Partili belediye başkanlarına destek oluyorlar. Çünkü, işsizlik ve yoksulluğun hüküm sürdüğü ülkede Marica’nın bir umut ışığı olduğuna inanıyorlar. Der Spiegel’de yer alan yazıya göre iki yıl önce yapılan devlet başkanlığı seçimlerinde Marica’da Bolsonaro yüzde 62 gibi yüksek bir oy almıştı. Bu durum elbette çelişkili görünüyor. Yerelde İşçi Partisine, genelde ise aşırı sağcı faşist bir lidere kent halkının neden oy verdiği özel olarak incelenmesi gereken bir durum. İşçi Partisinin daha önce Lula ve Dilma Rousseff ile devlet başkanlığı kazandığı halde sosyal politikalarda fark yaratacak adımlar atmamıştı.

Belediyenin halka verdiği maddi destek sadece parasız ulaşımla sınırlı değil. Kentte yaşayan  işsizlik ve yoksulluktan ötürü bir geliri olmayan herkese 900 real (yaklaşık 140 avro, 1400 TL) temel geçim parası veriliyor. Şu anda 160 bin nüfuslu kentte tam 42 bin insan temel geçim parasından yararlanıyor, ki bu her dört kişiden birisine denk geliyor. Özellikle pandeminin sürdüğü bu dönemde, miktar çok fazla olmasa da halkın ayakta kalması için önemli bir gelir olarak kabul ediliyor. Temel geçim parasını alanlar ayrıca elektrik ve suyu yüzde 20 daha ucuza alabiliyorlar. Bir diğer önemli destek ise faizsiz kredi. İşyeri açmak, evlerini onarmak isteyen kent sakinlerine belediye faizsiz kredi sağlayarak halkın bu zor koşullarda nefes almasını sağlıyor.

KENTİN KENDİ KRİPTO PARASI VAR

Halka yapılan maddi yardımlar yine belediye tarafından devreye konulan yerel kripto parası “Mumbuca” ile veriliyor. Yerel kripto parasının yüklendiği banka kartları temel geçim parası alanlar tarafından alış veriş sırasında kullanılıyor. “Mumbuca-Kart” ile alkol dışında bütün temel tüketim malları satın alınabiliyor.

Belediyenin gelirlerini halka temel gelir parası, ücretsiz toplu taşıma ya da diğer şekillerde aktarmasının arkasında ise sahip olduğu petrol kaynağı. Marica açıklarında Atlantik Okyanusu’ndan bulunan petrolü çıkaran Brezilya devleti, yılda 150 milyon avroyu lisans hakkı gereğince kentin kasasına aktarmak zorunda. Kentin yönetiminin yaptığı aslında bu gelirin bir bölümünü halka dağıtmak. Venezuela’nın da başvurduğu bir yöntem.

Nihayetinde ülkede rejim değişmediği sürece bir tek Marica’daki uygulamalarla sosyalizmin gelmeyeceği ortada. Bunu bütün bu gelişmelerin mimarı olarak kabul edilen Eski Belediye Başkanı Washington Quaqua da söylüyor. Üstelik bölgedeki petrol rezervlerinin 20 yıl içinde tükeneceği de tahmin ediliyor. Dolayısıyla sadece petrol gelirleri değil, genel olarak başka gelir kaynaklarının sağlanarak mevcut çarkın döndürülmesi gerekiyor. Bunun için de şimdiden bazı planlar yapılmış. Kolektif biçiminde çikolata fabrikasının kurulması, limanın genişletilmesi, film ve televizyon merkezinin kurulması, “sol Netflix’in hayata geçirilmesi bunlardan bazıları…

Bu ülkenin sahip olduğu zenginliklerin bir zümrenin sınıfın elinde değil de halka adil bir şekilde paylaştırıldığında bir bazı acil temel sorunların çözülebileceğini gösteriyor. Belirtmek gerekiyor ki, Marica’da olanlar daha önce yazdığımız İspanya’nın Endülüs Bölgesi’ndeki “dünyanın tek komünist köyü” Marinaleda’dan farklı. (www.evrensel.net/haber/65169/dunyanin-tek-komunist-koyu) Marinaleda’da zengin birisine ait olan toprakların kamulaştırılmasıyla gerçekleştirilen yerel komünal bir yaşam söz konusu. Marica’da ise olan zenginliğin bir kısmının halka paylaştırılması söz konusu. Buna rağmen aşırı sağcı-muhafazakar partiler Marica’da olanlara tepkili. Temel geçim parasının işsizliği azaltmayacağını savunarak karşı çıkıyorlar. Temel geçim parası asıl olarak işsizliğe karşı değil, işsiz kalanların almak zorunda kaldığı bir yardım.

MARCIA DÜNYAYA ÖRNEK OLABİLECEK Mİ?

Der Spiegel muhabiri yazısının daha ilk bölümünde Marica’da olanların korona sonrası dünya için bir model olup olmayacağının, “Dünyanın birçok ülkesinden sosyal bilimciler, ekonomistler ve politikacılar tarafından bir örnek olarak incelendiğini” yazıyor. Özellikle ücretsiz toplu taşıma ve koşulsuz temel geçim parası son yıllarda pek çok Avrupa ülkesinde tartışılıyor. Özellikle ücretsiz toplu taşıma, küresel ısınma ve iklim değişikliği tartışmaları kapsamında birçok ülke ve kentte kısmen hayata geçirilmeye başlandı. Yine, Finlandiya daha önce bir model olarak, çalışsın çalışmasın herkese karşılıksız temel geçim parasının verilmesi uygulamasını başlattı. Almanya da şartları henüz geniş kesimleri içine olmazsa da aylık 1250 avro temek emeklilik parası için yasa çıkardı.

Korona ile birlikte sağlık hizmetlerinin ücretsiz hale getirilmesi konusunda geniş tartışmalar yapıldı, yapılmaya da devam ediliyor. Marica’da yapılan Che Guevara Hastanesi kononavirüsle mücadelede başarılı bir sınav verdi. Kent halkını tedavi etmekle kalmadı, çevre kentlerden gelen hastalara da kapılarını açtı.

Marica’da olanlar mevcut neoliberal politikaların biraz soluna kayıldığında, var olan zenginliklerin az da olsa halka dağıtıldığında mevcut olandan daha iyi bir yaşamın mümkün olabileceğini gösteriyor. Adaletsizliğin, yoksulluğun ortadan kaldırılması ise ancak bütün üretim araçlarının toplumsallaşmasından geçiyor. Bu sağlandığında var olan zenginlikle insanların hayatının daha da kolaylaşabileceği görülüyor. Marica’da olanlar bunun sadece küçük bir bölümle kısmen mümkün olabileceğini gösteriyor.


SUÇU MAAŞLARI ARTIRMAK

Der Spiegel’in haberinde dikkat çekici bir ayrıntı ise 49 yaşındaki Eski Belediye Başkanı Washinton Quaqau olarak bilinen Washington Luiz Cardoso Siqueira’nın başına gelenler. İlk olarak 2008’de başkanlık seçimlerini kazanan Quaqua, 2012’deki seçimleri de kazandı. Ancak 2014 yılında, “Görevini kötüye kullandığı” gerekçesiyle mahkum edildi ve 8 yıl boyunca kamuda görev yapması mahkeme kararıyla yasaklandı. Suçu ise belediyeye bağlı kurumlarda çalışanların maaşlarına seçimlerden kısa bir süre önce zam yapması gösterildi. Bu elbette Washington Quaqua’nın tasfiyesine yönelik bir hamleydi. Ancak yerine geçen yoldaşı Fabiano Horta aynı çizgide yürümeye devam etti ve Marica’nın sosyal bir kent olmasında büyük payı var.


Yararlanılan Kaynaklar:
*www.daserste.de/information/politik-weltgeschehen/weltspiegel/videos/Brasilien-video-100.html
** Der Spiegel, 15 Mayıs 2021
*** www.dw.com/de/brasilien-mit-eigener-wurrency-gegen-corona-haben/av-57444789

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
mobil uygulama geliştirme firmaları erkek giyim fethiye escort çanakkale escort smm panel instagram takipçi hilesi organik takipçi satın al bayan takipçi satın al takipçi satın al instagram beğeni arttırma instagram takipçi satın al ege tülek takipçi satın al takipçi satın al Takipçi kasma hilesi izmir escort izmir escort mersin escort