Haber

IŞİD’den gelen kadınlar tanık olarak dinlendi: Almanya arıyor, Türkiye’de geziyor


Birkan BULUT
Ankara

Türkiye’nin Suriye’de cihatçı örgütlere gönderilen silahları tartıştığı günlerde görülen 10 Ekim Katliamı’nın firari sanıkları duruşması, IŞİD’in
sınırda nasıl cirit attığını yeniden gözler önüne serdi. Eşleri IŞİD saflarında savaşan kadınların tanık olarak ifade verdiği duruşmada konuşan
Merve Dündar, IŞİD’e nasıl katıldığını, Türkiye’de katliamlar düzenleyenlerle yakın ilişkilerini anlattı. 7 yıl Suriye’de yaşadıkları anlatan Dündar’ın Türkiye geldikten bir ay sonra serbest bırakıldığı ortaya çıktı. 48 gün Cerablus’ta kalan ve burada ifadesinin alındığını belirten Dündar, ocak 2020’de tutuklanıp 28 Şubat 202’de serbest bırakıldığını söyledi. Öte yandan Türkiye’de serbest gezmeye devam eden Dündar Almanya’da hakkında dosya olduğunu belirterek polisin ailesinin evine gidip kendisini sorduğunu ifade etti.

10 Ekimi Ankara Katliamı’nın firari sanıklar yönünden davası Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Bu duruşmada sanıkların Suriye’de birlikte yaşadıkları eşleri tanık olarak dinlendi.

MAHKEME BAŞKANINDAN MÜDAHALE

HDP’nin Adana ve Mersin binalarındaki saldırıların faili ve PYD’de esir olduğu belirtilen Savaş Yıldız’ın eşi Hülya Yıldız, 2015 yılı yazında
Cerablus’tan Suriye’ye geçerek Tabqa’ya gittiklerini söyledi. Heyet ve avukatların sorduğu isimleri tanımadığını savunan Yıldız, Tabqa’dan sonra PKK’nin elinde esir kaldığını ve kaçakçıların yardımıyla çıkabildiğini söyledi. El Hol kampından çıkmak için kaçakçılara vermesi gereken parayı Rusların çamaşırlarını yıkayarak kazandığını iddia eden Yıldız, Suriye’den geçtikten sonra hangi emniyet biriminin kendisini aldığı sorulduğunda yanıt veremeden mahkeme başkanı müdahalede bulundu. Mahkeme başkanı konuyla ilgili soruların sorulması ve Yıldız’ın eşi hakkında sorulara yanıt vermeyebileceği uyarısında bulundu.

SALONDAN MAHKEME BAŞKANINA TEPKİ

10 Ekim Katliamında hayatını kaybeden EMEP GYK Üyesi Korkmaz Tedik’in annesi Zöhre Tedik, mahkeme başkanına tepki göstererek, “Hakim bey ben katliamda oğlumu kaybettim. Siz tanığın konuştuğu sırada konuşmak zorunda değilsiniz diyorsunuz. Konuşmasına neden engel oluyorsunuz? Gerçeğin açığa çıkmaması için mi?” dedi.

“SURİYE’YE YARDIM GÖTÜRÜYORDUK”

Sanık Kasım Dere’nin eşi Serpil Dere, 2015’in Mayıs ayında Suriye’ye gittiğini anlattı. Ancak Avukat Senem Doğanoğlu’nun daha önce 2013 yılında gittiğini söylemesi üzerine kabul eden Dere, yardım götürmek için gittiğini, kim adına yardım yaptıklarını eşinin bildiğini, TIR’la gelen
yardımların pikaplarla dağıtıldığını ama kimseyi tanımadığını savundu. Kocası 2016 yılında öldükten sonra diğer kadınlar gibi neden 4 yıl boyunca evlendirilmediği sorulduğunda Dere, herhangi bir hiyerarşik üstünlüğü olmadığını savundu. Adıyaman’da kadınlara ders verdiği sorusu yöneltilince kabul etmedi. Sanıklar sorulduğunda Dere Walentina Slobodjanjuk, (Rus Ayşe), Mehmet Taşer, Merve Dündar, Ayşenur İnci’yi tanıdığını söyledi.

Eşi Kasım Dere için kayıp başvurusu yaptığında Adıyaman Emniyet’inde telefonuna bakılarak eşinin kendisini Antep’ten aradığının söylendiğini kabul eden Dere, Afganistan’dan döndüğünde eşinin hiç gözaltına alınmadığını söyledi.

“EVLENDİKTEN İKİ GÜN SONRA SURİYE’YE GİTTİK”

Sanık Ömer Gazi Dündar’ın kardeşi Mahmut Gazi Dündar’ın eşi Merve Dündar, 30 Ağustos  2013’te, 19 yaşındayken evlendiklerini anlattı. Almanya’da yaşayan ve dayısı Suriye’de ölünce araştırmaya başladığını söyleyen Dündar, internet üzerinden tanıştığı Mahmut Gazi Dündar ile Adıyaman’da evlendikten iki gün sonra Suriye’ye gittiklerini söyledi. Kasım Dere’nin şahit, Mustafa Dokumacı’nın nikahı kıyan olduğunu anlatan Dündar, Ömer Deniz Dündar’ı en son 2017 sonlarında Tabqa’da gördüğünü söyledi.

“CANLI BOMBALARIN EVİNDE İFTAR”

Tabka’da çok Türk olduğunu anlatan Merve Dündar, Walentina Slobodjanjuk, Muhammed Zana Alkan, Ahmet Güneş, Ayşenur İnci, Nusret Yılmaz, Cebrail Kaya, Kasım Dere, Mustafa Delibaşlar’ı tanıdığını söyledi. Ayrıca Nusret Yılmaz ve Ahmet Güneş’in drone saldırısında öldüğünü, Gülseren Yılmaz’ı Tabqa’da toplu kaldıkları evde gördüğünü anlatan Dündar, 10 Ekim ile Suruç Katliamı’daki canlı bomba kardeşler Yunus Emre ve Abdurrahman Alagöz’leri Adıyaman’daki evlerine iftara gittiklerini anlattı.

“TÜRKİYE’DE TEDAVİ”

2014 yılında tedavi olmak için Antep’te kendi ismiyle, Elazığ’da başka birinin kimliğiyle hastaneye gittiğini anlatan Dündar, Suriye’de farklı
şehirlerde kaldıktan sonra Irak’a gittiğini 10 ay kampta kaldıktan sonra annesinin gönderdiği 12 bin doları kaçakçıya vererek çıkabildiğini söyledi.

“ALMANYA’DA POLİS ONU SORUYOR”

Kaçakçının kendilerini Cerablus’ta Türk askerlerinin olduğu yere bıraktığını, orada 48 gün kaldığı ve MİT’ten gelenlerin sorguladığını
anlatan Dündar, Ocak 2020’de tutuklanıp 28 Şubat 2020’de cezaevinden çıktığını söyledi. Bir ay sonra da fotoğraf albümünden teşhis yapmak üzere çağrıldığını söyleyen Dündar, Almanya’da araması olduğunu ve polislerin ailesine kendisini sorduğunu ifade etti.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
mobil uygulama geliştirme firmaları erkek giyim fethiye escort çanakkale escort smm panel instagram takipçi hilesi organik takipçi satın al bayan takipçi satın al takipçi satın al instagram beğeni arttırma instagram takipçi satın al ege tülek takipçi satın al takipçi satın al Takipçi kasma hilesi izmir escort izmir escort mersin escort