Haber

KESK’li kadınlar haykırdı: Bakan Derya Yanık’ı istifa!


“Kadına yönelik şiddet tolere edilemez” diyen KESK’li kadınlar pek çok kentte “Derya Yanık özür dilemeli ve istifa etmeli” talebini yükseltti. “Kadın cinayetlerini politiktir” diyen kadınlar Derya Yanık’ın açıklamalarının iktidarın kadına yaklaşımını bir kez daha ortaya koyduğu vurgulandı. Kadınlar bir kez daha İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyeceklerini dile getirdi. İzmir’de ise KESK’li kadınların yapmak istediği Bakan Derya Yanık’a tepki eylemi öncesinde 7 günlük eylem yasağı getirildi.

İSTANBUL

KESK İstanbul Kadın Meclisi, Cağaloğlu’nda bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler İl  Müdürlüğü önünde bir araya gelerek pandemi döneminde kadına şiddet olaylarındaki artışın “tolere edilebilir” düzeyde olduğunu söyleyen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık’ı protesto etti.

“KADIN ÖRGÜTLERİNE YER VERİLMEDİ”

Basın açıklamasını KESK Dönem Yürütme Sözcüsü Bircan Dağ okudu. Dağ, “Salgın koşulları iktidarı kayyum politikasından vazgeçirmemiş, kayyumlar eliyle şiddete karşı oluşturulan kadın birimleri kapatılmış, kadın hizmetleri müdürlüklerine erkekler atanmış, belediye kreşleri kapatılarak pek çoğu Diyanete devredilmiş, kadın örgütlerinin çalışmaları dernekler yasası ile kısıtlanmıştır. Bununla birlikte iktidarın hamleleri devam etmiş, TBMM’de kadına yönelik şiddete karşı kurulan araştırma komisyonunda Diyanet İşleri Başkanlığı ve Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne aktif rol verilirken, kadın örgütlerine yine yer verilmemiştir” dedi.

“İKTİDARIN KADINA YAKLAŞIMI BU SÖZLERLE BİR KEZ DAHA ORTAYA ÇIKTI”

Kadınların her gün evde, işte, okulda, sokakta erkek-devlet şiddetine maruz kaldığını söyleyen Dağ, “Şiddet tehdidi altında yaşamlarını sürdürürken, siyasal iktidar kadına yönelik şiddeti önlemek ve kadın kazanımlarını geliştirmek yerine, kadın düşmanı politikaların sürdürücüsü olmaya devam etmektedir. Atandığı günden bu yana sürekli olarak kadınların gerçek sorunlarından ne kadar uzak ve kadın bilincinden ne kadar yoksun olduğunu gösteren Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, TBMM Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerinin Belirlenmesi Araştırma Komisyonu’nda yaptığı sunumda; pandemi döneminde, kadına yönelik şiddet olaylarındaki artışın ‘tolere edilebilir’ düzeyde, yani ‘hoşgörülebilir’ olduğunu belirtmiştir. Bakan Derya Yanık bu sözleriyle iktidarın kadına yaklaşımını da bir kez daha ortaya koymuştur. Ataerkil kapitalist sistemin yarattığı ayrımcılık ve eşitsizliğin pandemi boyunca boyutlanarak artması sayın bakan için sıradan bir mesele olarak görülmektedir. Ev içinde ve kamusal alanda katlanarak artan fiziksel, cinsel, psikolojik, dinsel ve ekonomik şiddet, Bakan Derya Yanık tarafından münferit olarak kabul görmektedir” diye konuştu.

“ÖZÜR DİLEMELİ VE DERHAL İSTİFA ETMELİ”

Kadına yönelik şiddeti münferit ve meşru gören anlayışa ve kadın düşmanı politikalara kadınların tahammülü kalmadığını aktaran Dağ, “Kadına yönelik şiddet tolere edilemez! Bizim bir kişi daha eksilmeye tahammülüz yok! Yaptığınız açıklamaları savunmak yerine, kadınlardan özür dilemeli ve derhal istifa etmelisiniz. Yine kamuoyunun yakından hatırladığı üzere, Bakan Derya Yanık’ın 23 Nisan’da makamında ağırladığı 10 yaşındaki çocuğa ‘Ramazan dolayısıyla bir şey ikram etmediğini’ söylemesi ve çocuğun koruma evinde kaldığını dile getirmesini nutkumuz tutularak izlemiştik. Toplum nazarında Bakan Yanık’ın 10 yaşındaki bir çocuğa dahi oruç tutmakla mükellefmiş gibi muamele yapması ve koruma evinde kaldığını ısrarla belirtmesi, kendi inancına göre çocuğu yönlendirmesini kabul edilemez bulduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyoruz. Bizler bu anlayışı, Ensar Vakfı’ nda yaşanan çocuk istismarında ‘Bir kereden bir şey olmaz’ diyenlerden hatırlıyoruz. Bu politikaların ve saldırıların yarattığı sonuç, daha çok çocuğun istismar edilmesine, daha fazla kadının şiddete uğramasına ve öldürülmesine sebep olmaktadır” dedi.

“HAKLARIMIZI VE HAYATLARIMIZI SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

KESK’in tarafından yapılan ortak açıklamalarda talepler şöyle sıralandı:

“Biz kadınlar pandemi boyunca ekonomik ve sosyal güvenceden yoksun bırakılırken, daha fazla yoksullaşıp, işsizleşip, güvencesiz-kayıt dışı çalışma koşullarında sömürülürken, istihdamdan kopup hane içi tüm bakım yüklerini karşılıksız olarak yüklenmek zorunda kalırken, şiddet ve istismar tehdidi altında yaşamaya zorlanırken, çözüm üretmek yerine kadına yönelik şiddeti ve istismarı meşru gören bu anlayışı, ürettiği politikaları ve uygulamalarını kabul etmiyoruz. KESK’li kadınlar olarak yıllardır söylediğimizi buradan bir kez daha ifade ediyoruz; kadına yönelik şiddet politiktir. Çözümü için kadınlarla birlikte etkin politikalar üretilmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin yaşamın her alanında sağlanması gereklidir. İstanbul Sözleşmesinin fesih kararından derhal vazgeçilmeli ve sözleşme tüm maddeleriyle birlikte etkin olarak uygulanmalıdır. Kadını birey olarak görmeyip aile odaklı politika üreten bakanlık kapatılmalı, kadınlarla beraber politika üretecek ‘Kadın ve Eşitlik Bakanlığı’ kurulmalıdır. Bizler, ataerkil kapitalizmin yarattığı ayrımcılık ve eşitsizlik son bulana dek mücadelemizi sürdürme kararlılığımızdan vazgeçmeyeceğiz. Cinsiyetçi, tekçi, heteroseksist, gerici ve militarist politikalara karşı, kadın dayanışmasından aldığımız güçle haklarımızı ve hayatlarımızı savunmaya devam edeceğiz. Eşit ve özgür bir yaşamı örgütlü mücadelemizle biz kadınlar inşa edeceğiz.” (İstanbul/EVRENSEL)


ANKARA

KESK Ankara Şubeleri Kadın Platformu’nun sendika genel merkezinde düzenlediği açıklamada konuşan KESK Ankara Şubeleri Kadın Platformu sözcüsü Şehnaz Sönmez, Bakan Derya Yanık’ın istifasını istedi. SES Eş Genel Başkanı Selma Atabey’in de aralarında bulunduğu üye ve eski yöneticilerin derhal serbest bırakılması çağrısı da yaptı.

“EŞİT VE ÖZGÜR BİR YAŞAMI BİZ KADINLAR İNŞA EDECEĞİZ”

Son 10 yılda kadına yönelik şiddetin yüzde 1400 arttığına dikkat çeken Sönmez, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık’a seslenerek “Kadına yönelik şiddeti münferit ve meşru gören anlayışınıza ve kadın düşmanı politikalara biz kadınların tahammülü kalmadı. Kadına yönelik şiddet tolere edilemez. Bizim bir kişi daha eksilmeye tahammülüz yok. Yaptığınız açıklamaları savunmak yerine, kadınlardan özür dilemeli ve derhal istifa etmelisiniz” diye konuştu.

İstanbul Sözleşmesinin fesih kararından derhal vazgeçilmesi gerektiğini vurgulayan Sönmez, ortak talepleri sıralayarak “Gerici ve militarist politikalara karşı, kadın dayanışmasından aldığımız güçle haklarımızı ve hayatlarımızı savunmaya devam edeceğiz. Eşit ve özgür bir yaşamı örgütlü mücadelemizle biz kadınlar inşa edeceğiz” dedi.

Gözaltına alınan SES üye ve eski yöneticilerinin serbest bırakılması çağrısı da yapan Sönmez “Hükümet bu gözaltı operasyonları ile kendi sıkışmışlığını gizlemeye ve dikkatleri başka yönlere çekmeye çalışmaktadır. Hükümetin bu tutumunu protesto ediyoruz. Anayasa ve ILO Sözleşmeleri ile güvence altına alınmış olan sendikal faaliyetler suç değildir. AKP hükümetinin bu keyfi uygulamalarına; haksız, hukuksuz göz dağı operasyonlarına son vermesini istiyoruz” diye konuştu. (Ankara/EVRENSEL)


MALATYA

Malatya’da da KESK üyeleri Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü önünde “Kadına yönelik şiddet tolere edilemez! Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık derhal istifa etmelidir!” şiarıyla basın açıklaması düzenledi. Açıklamada bugün gözaltına alınan KESK yöneticilerinin serbest bırakılması talebi de dile getirildi.

KESK adına açıklamayı SES Yönetim Kurulu Üyesi Emel Karakuş okudu. Yüksek can güvenliği riski bulunan kadınlar dışında başvuru kabul edilmediği için kadınların sığınaklara kabulünün zorlaştırıldığını, can güvenliklerinin risk altına sokulduğını belirten Karakuş “Sosyalleşmenin, kadın dayanışma ağlarının, adli yardım, koruma ve sağlık gibi hizmetlere erişimin neredeyse imkânsızlaştığı salgın koşullarında kadınlara yönelik şiddet riskleri katlanarak artmıştır” dedi.

“KADINLAR AYNI EVDEN ŞİDDET FAİLLERİYLE YAŞAMAYA ZORLANDI”

Kod-29 uygulamasının ise tacizi, ayrımcılığı, mobbingi ifşa eden kadınlara dönük bir silah gibi kullanıldığını ifade eden Karakuş, “Kod-29, kadın yoksulluğunu ve işsizliğini derinleştirirken, kadınlara yönelik ekonomik, fiziksel, cinsel ve psikolojik şiddetin artmasına neden olmuştur. Eril yargı kararları bu süreçte devam etmiş, Hakimler Savcılar Genel Kurulu tarafından 30 Mart 2020 tarihinde imzalanan karar ile, 6284 sayılı kanun askıya alınmış, evden uzaklaştırma tedbirinin uygulanması esnetilmiştir. Artan ev içi şiddeti önlemek için hiçbir önlem alınmadığı gibi çıkarılan infaz düzenlemeleriyle kadınlar aynı evde şiddet failleriyle birlikte yaşamaya zorlanmıştır” diye konuştu.

Bu uygulamalardan en vahim olanın ise 20 Mart 2021 tarihinde TBMM devre dışı bırakılarak bir gece yarısı kararnamesiyle, kadınları şiddete karşı koruyan en kapsamlı uluslararası sözleşme niteliğinde olan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı olduğunu söyleyen Karakuş, “Salgın koşulları iktidarı kayyum politikasından vazgeçirmemiş, kayyumlar eliyle şiddete karşı oluşturulan kadın birimleri kapatılmış, kadın hizmetleri müdürlüklerine erkekler atanmış, belediye kreşleri kapatılarak pek çoğu Diyanete devredilmiş, Kadın örgütlerinin çalışmaları dernekler yasası ile kısıtlanmıştır. Bununla birlikte iktidarın hamleleri devam etmiş, TBMM’de kadına yönelik şiddete karşı kurulan araştırma komisyonunda Diyanet İşleri Başkanlığı ve Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ ne aktif rol verilirken, kadın örgütlerine yine yer verilmemiştir” dedi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Derya Yanık’ın kadın sorunlarından uzak olduğunu dile getiren Karakuş Yanık’ın kadına yönelik şiddet olaylarındaki artışın “tolere edilebilir” olduğunu söylemesini eleştirdi. Açıklamada Derya Yanık’ın istifasını istendi ve ortak talepler dile getirildi. (Malatya/EVRENSEL)


ADANA

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Adana Kadın Meclisi, Heykelli Park’ta bir araya geldi. Basın açıklamasında konuşan KESK Adana Kadın Meclisi üyesi BES Adana Şube Başkanı Fatma Sarıoğuz Güney, Bakan Deya Yanık’ın yaptığı açıklamaları savunmak yerine, kadınlardan özür dileyerek istifa etmesi gerektiğini söyledi. Güney,  “KESK’li kadınlar olarak yıllardır söylediğimizi buradan bir kez daha ifade ediyoruz; kadına yönelik şiddet politiktir” dedi.

“ÇÖZÜM KADINLARLA BİRLİKTE ETKİN POLİTİKALAR ÜRETMEKTİR”

2021 yılının ilk dört ayında 95 kadın cinayeti yaşanırken, 59 şüpheli kadın ölümü gerçekleştiğini ifade eden Güney şunları söyledi,

“Kadına yönelik şiddeti münferit ve meşru gören anlayışınıza ve kadın düşmanı politikalara biz kadınların tahammülü kalmadı! Kadına yönelik şiddet tolere edilemez! Bizim bir kişi daha eksilmeye tahammülüz yok. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Derya Yanık yaptığı açıklamaları savunmak yerine,  kadınlardan özür dilemeli ve derhal istifa etmelisiniz. KESK’li Kadınlar olarak yıllardır söylediğimizi buradan bir kez daha ifade ediyoruz; Kadına yönelik şiddet politiktir. Çözümü için kadınlarla birlikte etkin politikalar üretilmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin yaşamın her alanında sağlanması gereklidir. İstanbul sözleşmesinin fesih kararından derhal vazgeçilmeli ve sözleşme tüm maddeleriyle birlikte etkin olarak uygulanmalıdır. Kadını birey olarak görmeyip aile odaklı politika üreten bakanlık kapatılmalı, kadınlarla beraber politika üretecek Kadın ve Eşitlik Bakanlığı kurulmalıdır” (Adana/EVRENSEL)

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
mobil uygulama geliştirme firmaları fethiye escort çanakkale escort instagram takipçi hilesi organik takipçi satın al bayan takipçi satın al takipçi satın al instagram beğeni arttırma instagram takipçi satın al ege tülek takipçi satın al takipçi satın al Takipçi kasma hilesi izmir escort izmir escort mersin escort betnano giriş sekabet bahis siteleri