Haber

Medeni Yıldırım’ın annesi: Bana ‘Senin oğlun kim vurduya gitti’ demek istediler


Mahsum KARA
Diyarbakır

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 28 Haziran 2013 tarihinde Kayacık (Hêzan) Mahallesi’nde kalekol protestosu sırasında 19 yaşındaki Medeni Yıldırım’ın yaşamını yitirmesiyle ilgili açılan davadan karar çıktı. Diyarbakır 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi, Er Adem Çiftçi hakkında beraat kararı verdi. Mahkemenin daha önce verdiği beraat kararının bozulmasına rağmen davada sonuç değişmedi. Evrensel’e konuşan davanın avukatlarından Serdar Çelebi, savcılığın etkin soruşturma yürütmediğini, mahkemenin de eksiklikleri toplamadığı için bu kararın çıktığını söyledi. Anne Fahriye Yıldırım ise, davanın başından beri sanığı serbest bırakma üzerine hazırlandığını belirterek, “Bana ‘Senin oğlun kim vurduya gitti’ demek istediler.” dedi.

OLAYIN BÜTÜN GÖRÜNTÜLERİ VAR, CEZA ALAN YOK

Medeni Yıldırım’ın annesi Fahriye Yıldırım, 8 yıldır devam eden davada oğlunu katledenlerin ceza almasını beklerken, adaletin yerini bulmadığını söyledi. Yıldırım, “Biz de çok iyi biliyoruz adalet yok ama bu davadaki adaletsizlik bize çok büyük bir hakaretti. Savcılık ve diğer mercekler öyle bir oyun kurmuşlardı ki, dava sürecinde hiçbir delil toplanmadan, kimsenin ifadesi alınmadan, sanki o gün orda haklı olarak eylem yapanları askere saldırmış gibi göstermeye çalıştırdılar. Askerler mağdur, orada bulunan insanlar suçlu konumuna getirdiler. Bundan dolayı benim oğlumu da bir saldırganmış gibi gösterip olayı bir nefsi müdafaaya dönüştürdüler. Olayın neresinde nefsi müdafaa var göz göre göre o insanların üzerine ateş edildi. Olayın bütün görüntüleri var, kimlerin ateş ettiği belli olmasına rağmen ceza alan kimse yok. O gün çocuğum vurulduğu vakit kardeşiyle telefonla konuşuyordu, kurşun sesiyle telefonun kesilmesi aynı anda oldu. Askerler tarafından protesto etmek için orada bulunan insanların üzerine ateş açılmış ve oğlum orada katledildi” dedi.

SANIĞIN BERAATİ İÇİN HER ŞEY HAZIRLANMIŞTI

4 yıldır aynı hakim tarafından sürdürülen davada olumlu bir sonuç alınamadığını belirten Yıldırım, “Ben ilk günden beri aynı şeyi söylüyorum. Olayın üstünü kapatmak isteyenler gelsin kendini benim yerime koysunlar. Oğlumu öldürenler yargılansın ceza alsın istiyorum. İki seferdir mahkemeye geliyorum bana doğru dürüst söz hakkı dahi verilmedi. Davanın tek amacı başından beri beliydi sanığı serbest bırakmak üzere zaten her şey hazırlanmıştı. Tutuklunun masum olduğunu hiçbir suçu olmadığını söyleyip durdular. Resmen bana senin oğlunun katilini bilmiyoruz senin oğlun kim vurduya gitti demek istediler. Ben mahkemede olay günü karakol komutanının ‘Herkesi tarayın’ dediğini söyledim, neden onların da yargılanmadıklarını söyledim ama hiçbir cevap alamadım. Ateş eden de emir veren komutanlarda katildir. Bizler kurbanlık koyun değiliz, her önüne gelen bizi öldürüp ceza almadan hayatına devam ediyor. Verilen beraat kararını hiçbir şekilde kabul etmiyoruz adil ve adaletli bir yargılama istiyoruz.  Ben oğlu katledilen bir anne olarak adalet istiyorum ve bunun mücadelesini veriyorum. Oğlumun katilleri bulunana kadar mücadele edeceğim” dedi.

FAİLİN BULUNMASI KONUSUNDA HİÇBİR ÇALIŞMA YÜRÜTÜLMEDİ

“Dava sürecinin işleyişi ve dosyada ki yetersiz bilgilerden dolayı Er Adem Çiftçi hakkında beraat kararı verileceğini tahmin etmiştik” diyen Yıldırım Ailesinin Avukatı Serdar Çelebi, “Normalde ceza yargılamasında olay meydana geldiği andan itibaren deliller toplanır, kimin yaptığı konusunda deliller toplanmaya çalışılır, hangi delillerle faile ulaşılır, silahın balistik raporu incelenir ve bunlara benzer birçok şey yapılması gerekirken Medeni Yıldırım davasında bunların hiç biri yapılmadı. Olaydan hemen sonra failin bulunması konusunda bir soruşturma yürütülmedi ve çaba içine girilmedi. Savcılığın etkili bir soruşturma yürütmemesinden sonra faille ulaşmak çok kolay olmuyor. Savcının eksik bıraktığını mahkemelerin yapması gerekir ama maalesef bu davada mahkemeler de üstüne düşeni yapmadı. Yıllardır süren davada faile ulaşabileceğimiz kayda değer tek bir delil toplanmadı toplanmak istenmedi” dedi.

OLAYI SADECE TEK ASKER GERÇEKLEŞTİREMEZ

Yaşanan olayı sadece tek bir askerin yapamayacağını her seferinde ısrarla dile getirdiklerini ifade eden Çelebi, “Askerlerin üstlerinden emir aldığı, talimatla hareket ettiğini ve toplumsal olaylarda ağır silahların kullanılmasının mevzuata aykırı olduğunu, dolayısıyla emir verilmediği sürece bu silahların sıkılamayacağını söyledik. Buna bağlı olarak komutanlarla ilgili suç duyurumuzu mahkeme hiçbir zaman dikkate almadı. Hiçbiri şüpheli sanık sıfatıyla dava dosyasında yer almadı. Olayın meydana geldiği anda karakolda bulunan muhtemel şüpheli ve sanık olarak ifadelerinin alınması lazımdı. Bununla beraber bütün silahların balistik incelemeleri yapılıp hangi silahın kimde zimmetli olduğuna dair bilgilere ulaşılması gerekliydi. Ama gelin görün ki bunların hiçbir yapılmadı, bunlar yapılmadığı sürece siz aradan 8 yıl geçtikten sonra ‘Bu mu sıktı şu mu sıktı’ tartışmasına girerseniz mahkeme zaten delil yetersizliğinden beraat kararı verir” dedi.

DOSYA KISITLANDI, DELİLLERE ULAŞILAMADI

Dava dosyasına verilen kısıtlama kararından dolayı delilere ulaşmanın imkansız hale geldiğini belirten Çelebi, “Kısıtlamalardan dolayı biz zaten dosyaya ulaşamıyoruz, neler olduğunu neler yapıldığını bilmiyoruz, bizden gizlendi. Buna bağlı olarak son kertede hakim Er Adem Çiftçi’ye beraat kararı verdi. Hiçbir çalışma yapılmadan dosyaya kısıtlama koyarsanız zaten delilere ulaşamazsınız. Bu durum aslında benzer dosyalarda uygulanan bir yargı patriğidir, binlerce örnek var bu konuya dair. Bunların en başında Kemal Kurt’un ve Tahir Elçi’nin dosyaları geliyor. Kemal Kurt davasında her şey ortadayken olayı gerçekleştirenler belli olmasına rağmen aynı mahkeme beraat kararı verdi. Onun dışında Tahir Elçi basının önünde katledildi, ateş edenler belli olmasına rağmen daha failleri bile bulunamadı. Gerek devlet politikası gerek yargı pratiğinde cezasızlık anlayışı mevcut. Bundan kaynaklı olarak Medeni Yıldırım davasında beraat kararı bizim için hiç sürpriz olmadı” dedi.

DAVA GEREKİRSE AİHM’YE KADAR TAŞINACAK

Alınan berat kararına ilişkin hukuki süreç gereğince, dosya önce istinaf mahkemesine oradan da kesin karar alınması için Yargıtaya taşınacağını belirten Çelebi, sanık ve suça ortak olan diğer şahıslar tespit edilerek gereken cezaların verilmesi gerektiğini söyledi. Çelebi, “Eğer bir sonuç alınmazsa, biz hukukçuyuz, hukuk için mücadele veriyoruz, bu dava için de mücadele etmeye devam edeceğiz. Türkiye’de bulunan gerekli mercilerden sonuç alınamazsa, bütün yargı yolları buna dair cezai işlem uygulanmazsa biz de en son çare olarak AİHM’ye başvuru yapacağız” dedi.

İlgili Makaleler

3 Yorum

  1. Geri bildirim: hydroxychloroquine dosage for prevention
  2. Geri bildirim: hydroxychloroquine 200mg pills
  3. Geri bildirim: side effects for hydroxychloroquine

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
instagram takipçi hilesi organik takipçi satın al bayan takipçi satın al takipçi satın al instagram beğeni arttırma instagram takipçi satın al ege tülek takipçi satın al takipçi satın al Takipçi kasma hilesi Ücretsiz Video İndir porno izle takipçi satın al tarot fal baktır