Haber

Prof. Dr. Somer: Erdoğan, milliyetçi bloktaki kırılmayı engellemek için destek verdi


Şerif KARATAŞ
İstanbul

Hakkındaki iddialarla gündemde olan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya MHP Lideri Devlet Bahçeli’den sonra AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan da sahip çıktı. Siyaset Bilimci Prof. Dr. Murat Somer, Erdoğan’ın, Bahçeli’den sonra Soylu’ya destek açıklamasını, “Ona destek çıkarak blokta olabilecek kırılmaları engelledi. Milliyetçilerle ittifakın bozulmasına mahal vermedi. Çünkü kamuoyu desteği hızla düşüyor ve desteklerine ihtiyacı var” ifadesiyle değerlendi. “Temiz siyaseti istemek yeterli değil, bu talebi iktidara getirmek gerekiyor” diyen Somer, “Mafya-siyaset-sermaye kirli ilişkilerine karşı demokrasi bloku oluşturmak gerekiyor” dedi.

Koç Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Somer, sorularımızı yanıtladı.

Cumhur İttifakı Peker’in iddiaları karşısında bir süre suskun kaldı. Bahçeli’nin Soylu’ya sahip çıkan açıklamasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan da Soylu’ya destek çıkan açıklama yaptı. İddialar ortada dururken, Soylu’ya destek açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Erdoğan her şeyden önce otoriter iktidar blokunun çözülmesini hem ülkede hem de otoriter blok içinde kendi kişisel iktidarının zayıflamasını istemiyor. Aynı zamanda da bu odak, blok içinde iktidar mücadelelerinin ve Erdoğan sonrası halef rekabetinin olduğu tartışılıyordu. Bu rekabet içinde Berat Albayrak’a karşı Soylu’nun milliyetçi kanadı temsil ettiği, hatta belki Erdoğan’ın mutlak liderliğine rakip olacak popülariteye ulaştığı dillendiriliyordu. Peker de sanki Erdoğan’a, Soylu’ya karşı beni kullanabilirsin mesajı verdi. Erdoğan’ın sustuğu dönemde Soylu oldukça yıprandı ve muhtemelen zemin kaybetti. Sonra Bahçeli’nin Soylu’ya arka çıkmasından bir gün sonra ona destek çıkarak blokta olabilecek kırılmaları engelledi. Milliyetçilerle ittifakın bozulmasına mahal vermedi. Çünkü kamuoyu desteği hızla düşüyor ve desteklerine ihtiyacı var.

Erdoğan’ın Meral Akşener’e yönelik kullandığı tehdit içeren, bir devlet adamının asla yöneltmemesi gereken ifadeler, bu durumun bir sonucu.

Tüm bu süreç boyunca Erdoğan bir tek şeyi asla yapmadı. Cumhurbaşkanı olarak anayasal görevini. Soylu’yu görevden almak ve Devlet Denetleme Kurulu ve diğer kurumları devreye sokarak iddiaları soruşturmak, temiz devlet ve siyaset için alacağı önlemleri açıklamak. Farazi ve kayda geçmek için, doğru ve normal olanın ne olduğunu unutmayalım, daha iyi bir gelecekten taviz vermeyelim diye söylüyorum, bugün bunların olmasını asla beklediğim için değil tabii.

‘DEMOKRASİ İSTEYEN SİYASAL VE TOPLUMSAL AKTÖRLERLE DAYANIŞMASI GEREKECEK’

Peker’in kendi amaçlarından bağımsız olarak ortaya attığı iddialar; “mafya-devlet-siyaset-sermaye” ilişkisini ortaya koydu.  Demokrasi güçleri Peker videolarının ortaya attığı iddiaların araştırılmasını talep ediyorlar. Bu bağlamda neler söyleyeceksiniz?

Elbette araştırılmalı ve mutlaka araştırılacaktır. Ancak bunun olabilmesi için öncelikle demokrasi isteyenlerin iktidara gelmeyi başarması ve bu soruşturmaları gerçekleştirecek bağımsız, tarafsız ve adil yargıyı tesis edecek reformları yapması gerekiyor. Bugün bu yok. Bu konuların özgürce tartışılabileceği ortamı, ifade özgürlüğünün olduğu, muhalefet liderlerinin fiziksel saldırıya uğramadığı bir ortamı yaratmaları. Meclisin iktidarı ve devleti denetleyen, bu tür konuları halk adına soruşturabilen bir yapıya kavuşturmaları. Bugünkü Mecliste muhalefet, geçmişte yüzlerce soruşturma önergesi verdi, hiçbiri kabul edilmedi. Bugün yargının adil ve cesur bir soruşturma yapabilmesini beklemek naiflik olur. Ertesi gün HSK görevden alıyor. Muhalefetin ilk yapması gereken işlerden biri de, devlet içi kriminal ilişkileri şeffaf biçimde soruşturup Türkiye’nin uluslararası itibarını geri kazanmak ve en üst seviyeye taşımak olacak. Dünyada temiz siyaset, temiz ekonomi ve demokrasi isteyen siyasal ve toplumsal aktörlerle dayanışması gerekecek.

‘TEMİZ SİYASETİ İSTEMEK YETERLİ DEĞİL, BU TALEBİ İKTİDARA GETİRMEK GEREKİYOR’

Topluma, demokrasiden yana güçlere, sendikalara ne tür görev ve sorumluluklar düşüyor?

Üç cepheden bahsedebiliriz. Birinci cephe, devletin şeffaf kurallar, liyakat ve hukuk temelinde işlemesini, devlet işlerinde kayıt dışılığın ortadan kalkmasını, özerk kurumların çalışmasını, başta bağımsız, tarafsız ve adil yargı olmak üzere denge ve denetleme mekanizmalarının işlerlik kazanmasını sağlayacak reformları yapmak. Sivil toplum ve medyanın özgürlüğünü geri vermek. İkinci cephe, asgari ölçüde temiz siyaseti getirecek ve siyasal partilerin faaliyetlerini şeffaflaştıracak reformlar. Üçüncüsü ve en önemlisi, bu reformları yapacak ve iktidarı kaybetmekten korkmayan, yani kaybederse veremeyecek hesabı olmayan, dolayısıyla demokrasi dışı herhangi bir desteğe de ihtiyaç duymayan bir iktidara kavuşmak. Temiz siyaseti istemek yeterli değil, bu talebi iktidara getirmek gerekiyor.

Demokrasi güçleri neler yapabilirler?

Bence çok net. Mevcut siyasal ittifakların yukarıdaki reformları yapacak ve demokrasi ve hukuk konularında ortak tavır alacak bir demokrasi blokuna dönüşmesini talep etmek. Yapacakları düzenlemeleri ayrıntılı bir program haline getirmelerini, açıklamalarını ve birer protokolle taahhüt etmelerini istemek. Bu yöndeki çabaları desteklemek ve taban oluşturmak. Bunun için de önce kendileri farklılıklarını bir kenara koyup bir demokrasi bloku oluşturmak. Herkes için demokrasi, hukuk ve sosyal adalet söz konusu olduğunda parçalı yapıyı aşmak ve ortak durmak. Yani hem toplumsal hem de siyasal muhalefetin bir demokrasi blokunda buluşmasını desteklemek. Sonra da yeni bir dönemin başlaması amacıyla bir an önce seçimlerin yapılması için toplumsal talebi yükseltmek.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
mobil uygulama geliştirme firmaları erkek giyim fethiye escort çanakkale escort smm panel instagram takipçi hilesi organik takipçi satın al bayan takipçi satın al takipçi satın al instagram beğeni arttırma instagram takipçi satın al ege tülek takipçi satın al takipçi satın al